Dünya Dünya Süt Günü

    Birleşmiş Milletler Teşkilatı, Uluslararası Sütçülük Federasyonun (IDF) 1956 yılında aldığı karar doğrultusunda, 21 Mayıs gününün bütün üye ülkelerde “Dünya Süt Günü” olarak kutlanması kararlaştırılmıştır.

     Ülkemizde de 1991 yılından itibaren 21 Mayısın “Dünya Süt Günü” olarak kutlanması kabul edilmiş bulunmaktadır.
21 Mayısın “Dünya Süt Günü” olarak kutlanmasının amacı; sağlıklı nesiller yetiştirilmesine yardımcı olmak, yurt içi talebi canlandırmak, her yaş grubundaki bireylere süt içme alışkanlığı kazandırmak, süt ve mamulleri tüketimini artırmaktır. Çünkü bir ülkenin ekonomik ve sosyal yönden gelişebilmesi, toplumun kalkınabilmesi fiziksel ve zihinsel niteliklere sahip olan sağlıklı bireylerden oluşması ile mümkündür.
    Gelişmiş ülkelerde 100 litreye ulaşan ve hatta üzerine çıkan yıllık kişi başı süt tüketimi Türkiye'de 25 litreyi geçmemektedir. Gelişmiş ülkelerde böylesine önemli bir besin kaynağının tüketimine ayrı bir önem verilmektedir. İtalya'da yıllık kişi başına süt tüketimi 63, İngiltere'de 100 ve Finlandiya'da 139 litredir. Avrupa ortalamasının 70 litrenin üzerine ulaştığı günümüzde Türkiye'de ise bu rakam 25 litreyi geçmemektedir. Süt genellikle kalsiyum kaynağı olarak bilinir ve çocuklar 1 bardak süt ile günlük protein, mineral ve vitamin ihtiyaçlarını karşılarlar.
     21 Mayıs süt içenler, içmeyenler, ihmal edenler, önem verenler, süt yerine bir başka içeceği tercih edenler için anlam kazanması gereken bir gün. 21 Mayıs Dünya Süt Günü. Tüm dünyanın bu ortak gününde, insana doğumundan ölümüne karşılıksız sağlık vaat eden doğanın beyaz mucizesi ilgi bekliyor.
     Süt, karton ambalajda, sağlıklı koşullarda tüketime her an hazır haliyle günün her saati içilmeyi hak ediyor. Bununla birlikte Türkiye halen sütün az tüketildiği ülkelerden biri. Sütün yetersiz oranda tüketilmesinin yanı sıra temel sorun, toplam süt tüketiminin büyük bölümünü sağlıksız koşullarda sunulan açık sütün oluşturması.
      2008 yılında yaptığı araştırmaya göre çay yüzde 79 oranı ile Türkiye’de en çok tüketilen içeceklerin başında geliyor. Çayı yüzde 41 ile kahve izliyor. Süt ise yüzde 22 oranında tüketiliyor. Süt yerine daha çok çay ve kahve tüketen toplumumuzda sütü günün belirli saatlerinde ve belli bir nedenle içme alışkanlığı hakim.
      Süt, sadece çocukluk döneminde sağlığa katkısı olan bir besin maddesi olarak algılanıyor o nedenle ilerleyen yaşlarda süt içme oranlarında düşüş görülüyor
    Türkiye’de toplumun yeterince süt tüketmediği yapılan anket çalışmalarında ve araştırmalarda elde edilen sonuçlarda görülüyor. Yetersiz süt tüketmek kadar toplum sağlığını tehdit eden bir başka önemli konu da açık süt tüketimi. Sütün kapıya kadar gelmesi, kapıdan tencerelere alınması ve kaynatılması çok yaygın bir alışkanlık. Türkiye’deki sütlerin yüzde 68’si halen bu yöntemle tüketiliyor.
       Bu tabloyu değiştirmek amacıyla özellikle son yıllarda önemli çalışmalar yapılmakta öncelikle kaliteli ve Avrupa Birliği hijyen şartlarına uygun süt üretiminin arttırılması gerekmektedir. Kaliteli süt üretimini arttırma politikasına paralel olarak süt ve süt ürünleri tüketiminin de özendirilmesi gerekmektedir. Böylesine önemli bir besin kaynağının özellikle çocuklarımız tarafından yeterli tüketilmesini sağlamayı, süt içme alışkanlığını küçük yaştan benimsetmeyi amaçlayan politikalar üzerinde yoğun çalışmalar gerçekleştirilmelidir.


21.05.2009

Haberle İlgili Resimler